Görme Engelliler

 Danıştay Başkanı Sayın Zerrin GÜNGÖR’ün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı 

Ülkemizin medeni milletler arasındaki yerini pekiştirmek için ekonomik açıdan zenginleşmenin yeterli olmayacağı açıktır. Aynı zamanda, milli ve manevi değerlerine bağlı, güçlü insani yönlere sahip, eşitlik ve demokrasi anlayışını benimsemiş fertlerin oluşturduğu bir toplum yapısını da hedeflememiz gerekmektedir. Böyle bir toplum yapısı ise ailelerin huzur ve mutluluğuna bağlıdır. Yasalarımızın bütün ayrımcılıklardan arındırılmış olmasına, eğitim ve istihdama katılımları için Devletin her türlü tedbiri almasına rağmen henüz kadınlarımızın hak ettikleri yerde olamadıklarını üzülerek görüyoruz. Bunun en temel sebebi, kadınların ve kız çocuklarının aile içindeki konumlarının yeterince güçlü olamamasıdır.

Bazı kesimlerde kız çocuklarımızın eğitimden erken yaşta alıkonulmaları ve çocuk yaşta evlendirilmeleri önemli bir sorundur. Kadınlarımız ve çocuklarımız destek ve yardımın nesnesi değil, kalkınmanın temel ve eşit öznesi olarak kabul edilmelidir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerini aklımızdan çıkarmamamız gerekir:

“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”

“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

“Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.”

Tarihimizde bütün savaşlarda, ekonomik krizlerde, hatta darbelerde kadınların çektiği sıkıntılar ve toplumun biçtiği “geride durma rolünü” aşarak gösterdiği fedakârlıklar, onların bu vatanın eşit sahipleri olduğu gerçeğini bize her gün hatırlatmalıdır.

Özellikle son zamanlarda gündemi işgal eden şiddet olgusuyla mücadelede bütün fertlere ve kurumlara düşen görevin bilincinde olmalıyız. Adaletin sağlanması için yasalar kadar bu kavramı benimseyen fertlerin bakışı da önemlidir. Aile yapımızı sarsan bu sorunu acilen çözmek için bütün bireylerin omuz omuza olmaları gerekir.

Eşitlik ve adalet duygusu gelişmiş bir toplumda kadınlar daha mutlu, toplum daha huzurlu olacaktır.

Toplumu temelden sarsan ve vicdanları derinden sızlatan şiddet ve cinsel istismarla mücadele için yasalarımızda gereken bütün önleyici ve caydırıcı düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekmektedir. Bu konuda ailelerin de kız ve erkek her çocuğu, birbirini eşit gören, hak ve hukukuna saygı gösteren bir anlayışla yetiştirmelerinin sorunun çözümünde çok önemli bir katkı sağlayacağı açıktır. Çünkü şiddet küçük yaşlarda öğrenilen, aile ve yakın çevrenin davranışlarından beslenen bir olgudur ve bu sorunla baş etmek için erken yaştaki eğitimin önemi gözden kaçırılmamalıdır.

“Dünya Kadınlar Gününde” herkesi bu günün anlamına uygun çabalar için düşünmeye davet eder, bu günün yılda bir defa kadınlarımızın sadece hediye ile gönüllerinin alındığı sıradan bir kutlama günü olarak kalmamasını temenni ederim.

Bu vesileyle, tüm kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyor, evde ve iş hayatında mücadele ederken, aynı zamanda bu ülkeye yararlı çocuklar yetiştirmek için saçını süpürge eden, şiddetle baş etmeye çalışırken bir yandan da tenceresini kaynatan, bilim ve sanatta sınırlarımızı aşan başarılar gösteren bütün kadınlarımıza ve halen Türk silahlı kuvvetlerimizin yürütmekte olduğu harekâtta vatanını ve değerlerini korumak için canını hiçe sayarak çarpışan kahraman askerlerimizin anaları ve eşleri başta olmak üzere bütün şehit ve gazi analarımıza en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 

Zerrin GÜNGÖR 
Danıştay Başkanı